RSS

>yeryüzünün en kıymetli varlığı

23 Şub

>

Sözlükte insan: “Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı.”şeklinde tarif ediliyor. Hayvan ise: Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık.” diye tanımlanmış.


Elbet bu ikisi arasındaki farkları biliyorum ama sabah gazetede %97 İnsan isimli sergi ile ilgili haberi okurken bu kadar övülen insanın ve “hayvan işte ne yaptığını bilmez” denilerek bizlerden bir basamak aşağıda görülen hayvanların hangisinin yaşamının daha iyi olduğunu düşündüm. Şimdi tanımlamalarda altı çizilmesi gereken iki nokta var. İnsan, değiştirebilen ve biçimlendirebilen bir canlı. Bu zaman zaman iyi birşey olsa da çoğu zaman kötü birşey. Mesela şöyle birşey yapar insan:
Sonra bu şeyle şöyle şeyler yapar:

Evet insan değiştirme ve biçimlendirme gücüne sahip. Düşünme ve konuşma yeteneği de var. Ama tanımlamada birşeyler eksik sanki. İnsan gözü dönmüş bir hırsa da sahip. Daha çok toprağım olsun, daha çok altınım olsun, krallar gibi yaşayayım, “Ben bunlara sahip olayım da ölen ölsün bana ne”ci bir anlayışa da sahip. İnsan öfkeden kudurabilme yetisine de sahip. Bu öfkeyle önüne çıkan ne varsa yakıp yıkabilme kaabiliyeti bile var. Dünyayı yok edebilme, dünyanın dengesini bozabilme gücüne de hatta. 

Siz hayvanları “bu orman benim, diğer hayvanları öldüreyim de ağaçlardaki tüm yemişleri ben yiyeyim” derken hayal edebiliyor musunuz? Ya da “ben bir kargayım madem bir tel bulup şişenin içinden yiyecek birşeyler çıkarabiliyorum o halde o telle diğer kargaların gözünü oyup en kral karga ben olabilirim” derken hayal edebiliyor musunuz? Peki bir aslanın “karnım tok ama şu 5 ceylanı öldürüp soğuk bir yere koyayım da sonra yerim, yemediğimi de çöpe dökerim, nasıl olsa bir sürü ceylan var, tükenmediler ya” dediğini… Ya da pembe tenli bir genç kızı gören bir ayının “şu insanı öldürüp derisini yüzeyim de kendime güzel bir palto yapayım” diye planlar yaptığını… Peki şuna ne dersiniz; Bir filin “aman şu insanı yakalayayım da sirk diye birşey icad edip orada maskara edeyim çoluk çocuk eğleniriz bir güzel hem sonra para diye birşey de icad eder biri hem eğlenip hem de para kazanırım”
Şuna bir bakın. Var mı böyle bir olasılık? Ne de olsa onlar içgüdü ile hareket ediyorlar. Hayatta kalmak ve soyun devamını sürdürmek maksatlı hareket ediyorlar. İnsan ise bütün bunların yanı sıra yakıp yıkmak yok etmek ve daha fazlasına sahip olmak için akla hayale gelmeyecek pek çok şeyi yapıyor. Elbette içgüdü ile yaşayalım başka hiçbir şey yapmayalım gibi saçma bir fikrim yok. Eğer, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı isek buna göre hareket edelim diyorum. Olmayacak birşey istiyorum farkındayım ama bütün bu olup bitenlere fena halde kızıyorum. Tecavüzler, cinayetler, doğanın katli, hayvanların insanın keyfine kurban edilmesi ve daha bir dolu şey, sırf düşünebilme yeteneği yüzünden “insanın yeryüzündeki en kıymetli varlık” olarak kabul edilip edilmemesi konusunda beni düşündürüyor. Sahi insanı yeryüzünün en kıymetli varlığı olarak kabul edebilir miyiz?

Fotoğraflar: Life
 
5 Comments

Posted by Şubat 23, 2011 in Uncategorized

 

5 Responses to >yeryüzünün en kıymetli varlığı

  1. Vladimir

    Şubat 23, 2011 at 11:45 am

    >Çok derin bir ikiyüzlülük okyanusunda yüzüyoruz, herkesin kafası suyun altında, kötülük yutup riyakarlık soluyoruz. Temelden bozuk her bir şey.

     
  2. özlem

    Şubat 23, 2011 at 2:05 pm

    >Ben hiç bir zaman etmedim ki zaten kedicim…

     
  3. Bestami Bey

    Şubat 23, 2011 at 7:11 pm

    >"Eğer bütün böcekler Dünya'dan yok olacak olsaydı, 50 yıl içerisinde Dünya'da hayat sona ererdi. Eğer insanoğlu Dünya'dan yok olsaydı, 50 yıl içerisinde bütün yaşam kendini yeniler, gelişirdi." demiş sayın Jonas Salk. Bu düşünceye de sonuna kadar katılıyorum.

     
  4. N.Narda

    Şubat 23, 2011 at 7:39 pm

    >İnsanda hem kötülük hem iyilik çekirdeği yan yana. Hangisini besleyip sularsa o filizleniyor.Ama kötülük çekirdeği tamamen sıfırlanamıyor, az da olsa kalıyor içimizde bir yerlerde…Yine de "iyilik" tohumunu yeşertip güzel bir ağaç etmek imkanı var…İşte o imkanı değerlendirme meselesi…Derin mevzu…Kısa bir yorumla olacak iş değil :)

     
  5. Aydan Atlayan Kedi

    Şubat 24, 2011 at 5:56 pm

    >VLADİMİR: Riyakarlık evet. Ne yazık ki dalga dalga yayılıyor.ÖZLEM: Artık çok zor insanın en kıymetli olduğunu düşünmek. Belki bazıları… Ve dilerim ki sayıları çok olsun.BESTAMİ BEY: Kesinlikle aynı fikirdeyim. N.NARDA: Ama sanki kötülük çekirdeğini sulayan yağmur daha şiddetli yağıyor bu ara, ne dersin?

     

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
Follow

Get every new post delivered to your Inbox.